Kanuni Artaki Candan
50 eser
Adalarda gezer durur edalı
Artık ne siyah gözlerinin gölgesi kaldı (*)
Aşıkın halini zalim bilmiyor
Aşkımın hep yıkılınca siteminle temeli
Aşkın sesini ilk o güzel sesde işitdim
Aşkınla harab olduğumu söyleyebilsem
Ay dalgalanırken suların oynak izinde (*)
Bağladım ömrümü kumral saçının tellerine
Bazı günler ruhumu ağlat da geç
Bekler beni her gün susamış bir ecelim var
Ben bir köylü kızıyım
Bir yanık bakışla aldı göynümü
Bu gece çamlarda kalsak ne olur
Bugün deli dîvâneyim
Bugün deli divaneyin (dil-i divaneden) tükendi ah ü zarım(Sevda Kantosu)
Bülbül sesi ah oldu bu yıl fasl-ı baharda
Çekilmez doğrusu gayri cevri cihanın
Cismin gibi ruhun da güzel zannedip ey mah- nota yokEsmer yüzü kumral saçı şakrak sesi vardı
Ey gönül bahçesinin gonca gülü şen güzeli
Ey hayali gözden gitmeyen dilber
Geçti o gülünç aşk u heves ey dil-i şeyda
Gitti gelse gamda bitse tükense
Göz önünde çürüdü mahv ü harab oldu tenim(Eski yazı)
Hani ya sen benimdin niye döndün sözünden
Her zaman bir olur mu ey hunriz nigahım
İmtidad-ı aşkıma çeşm-i siyahındır sebep
İsterim dizinde yatmak isterim
Kalmadı sinemde takat sevdiğim gelmez misin
Kanun-i dilin her teli sazınla safadar (Eski yazı)
Kimseye faş eylemezdim söylemezdim derdimi
Kirpiklerinin her teli bir katre taşırken
Kırılırdı oyuncak olsa bile
Koklasam saçlarını bu gece ta fecre kadar
Lutfeyle güzel gel de benim gönlümü şâd et
Ne kadar gözyaşı döktüm o gözün üstüne ben
Ne olursun beni sevsen
Parlıyor fikrim o parlak gözlere baktıkça ben
Peşrev
Ruhumda bahar açtı onun bülbülü sendin (4. İki nüsha)
Şeb-i hüznümde hayalinle teselli bulurum
Sen bir çapkınsın cicim
Şen gözlerinin şirine ben kalbimi verdim
Sensiz gecenin var mı sabahı bilemezdim
Sevdama yakın gel beni eller gibi tutma
Son hatıra aşkımda kalan bir sarı saçtı
Sonbaharın çiçekleri yavaş yavaş soluyor
Vuracak sine arar gizlice tiğ-i nigehin