İsmail Demirkıran
479 eser
Giderken yanında her şeyi götür
Gidersen arkandan inan gelemem
Git artık istemem sendeki bahar bendeki bu karlı kışa değmesin
Git istersen uzaklara içimdesin nasıl olsa
Gitme cananım gitme gitme sultanım gitme
Gittiğin ilk günden hasretin başlar
Gizli olan aşkımız artık dillere düştü
Gök mavisi gözlerini siyah saçın tellerini
Gökyüzünde tüten olsam yeryüzünde biten olsam
Gönlüm öyle yalnız ki kapkaranlık gecede
Gönlüm seni ey şuh-i sitem -ger sever oldu
Gönlümce vermeyen bahtı neyleyim
Gönlümce vermeyen bahtı neyleyim
Gönlümdeki biricikken
Gönlümdeki ümitler söndüler birer birer
Gönlüme dertler verdin mutluluk sefa diye
Gönlümü kaybettim diyorsan eğer
Gönlümü sevda-yı zülfün dağ-dar etti
Gönül tellerini germe bu kadar sevgiden anlayan kaç kişi kaldı
Gönülden gönüle ümit damlasa- Gönülden özlüyorsak yolları gözlüyorsak sevip seviliyorsak aşkımızdan kime ne
Görmedim gözlerinde yıllar yılı bir vefa
Görmedim gözlerinde yıllar yılı bir vefa
Görmek için Leylayı Mecnun çöllerden geçer
Görsem seni koynumda perişan yatıyorken
Gözlerimde aradım hayalini gizlice
Gözlerime bakıp sevgiyle bir an her şeyi anlatan sen değilmiydin
Gözlerimin yaşını sakın silme ne olur
Gözlerin ilkbahar saçların eylül
Gözlerinin rengini izin ver de göreyim
Gözüm ağlama gayrı değilsin yardan ayrı
Gözümde tüten penbe hayali
Gözünde gülündüm diken mi oldum- Gözünden süzülüp akan yaşıma
Gülden güle gezdim artık yoruldum
Gülen gözlerinde bir başkalık var
Güllerin dalında bülbüller öter
Gülşenim hazan oldu
Gülün ömrü bir mevsim yazın varsa kışın yok
Gün doğmadı pencereme kış mı iklim belli değil
Gün gelir bahar gider toplar yeşil tülünü
Gün oldu bizde yandık ateşinde sevdanın
Gün senin devran senin
Günahımsın sevabımsın hem kışım hem baharımsın
Gündüzüme güneş geceme aydın
Güneş doğdu dağlara ay gömüldü bağlara
Güneş gibi şahsım olsa
Güneş vurmuş yüzüne