İsmail Demirkıran
479 eser
Dert yürekte saz elimde anlatayım gel be dostum
Dertler sanki inletti benim gönül sazımı
Didarını arz et bana Allah için ey yar
Dilimde şarkı sazımda telsin
Dinmiyor içimde hasretin seli
Döktüğüm gözyaşı boş yere değil
Dönmezsin bilirim gittiğin yerden
Dönse de ansızın vakit geç artık
Dost dilinden çile çektim
Dostun kadir bilmezse aşk karşılık görmezse...
Dumanlı görseler ne gün başımı yanıyor dağların çalısı derler
Dün kalbimi dinledim seni anlattı bana
Dün yine bekledim yoktun o yerde
Dün yolda gördüm seni
Dünyası yerle bir deli gönlüm
Durmadan değişen zaman gibisin
Durup durup ayrılıktan söz etme
Düşerse gönlüme özlem damlası
Düşünmek istemem amma ah gelmiyor elden
Duyarsız gönüllere bilirim uğramazsın
Efganıma yarim acep imdat edecek mi
Efsane değil ruhuma hep sen doluyorsun
En güzel duygular yaraşır sana
Eserken meltem gibi udundaki nağmeler
Eski bir şarkı gibi unutup gittin beni
Ey bülbülüm öt haydi şu cananı uyandır
Farkı yok bir Cennet-abadın bugün viraneden
Fecir yüzlüm yavaş yürü yollarda- Feleğe kahrettim bahtıma küstüm
Felek beni kul eyledi
Feryad ki hep gönlümün nevasıdır
Geç anladım bahardan evvel yaprak dökülürmüş
Gece gündüz demeden yollarını bekledim
Gece mehtap parıldıyor yıldızlar hep göz kırpıyor- Gece mehtap uzaktan aşkıma olsa da eş
Geceler boyunca ağlar dururum
Gecenin rengi siyah ya güne ne demeli
Geçilmez bu sevda dağlardan yüce
Geçilmez yolları aştım da geldim
Geçip gitme eller gibi şu gönlümü yol eyleme
Geçip gitse de yıllar bir gün ayrılsa yollar...
Gel deyip de gelmeyen sev deyip de sevmeyen...
Gel yeter hicrinle artık dideler giryan olmasın
Gelip geçti bilmedim kıymetini yılların
Gelirim der gelemezsin gülerim der gülemezsin
Gelmedi gitti bahar bin naz edip oyalar
Gidenler benden gitti ellerin telaşı ne
Giderken kalbime bir ateş yaktın