İsmail Baha Sürelsan
63 eser
Açtı ruhum yeni bir ufka alev renkli kanat
Ah o günler ki serinlerdi Haziran havasıyle
Akşam dediler"koyda hicaz yükselecekmiş"
Ay gülsün ufuktan sana sen bak ona gül de (RAKKASE)
Baharda lale-misal bir kadeh al gel
Bana hep böyle cefa etme karışmam küserim
Beni buldu yine bir aşina dert
Beni hicranlara terk eyleyerek gitti o yar
Beni ihmal bana isyan beni giryan et
Bir bağ-ı riyâ bezm-i cihan
Bir düşün böyle mi çarpardı şu kalbim daha dün
Bir ince fidansın eğilirsin bükülürsün (*)
Bir kızıl paslı karanlık bu ne hicranlı bahar
Bu karanlık geceler hep çile ile kalbimde dolar
Bugün sensiz Meram pek neşesiz durgun
Çekmiyor yar-i sitemkar hayli demdir nazımız
Çık balkona sen her gece imdadıma koş gel
Dene mızrabını mutrıb çal elin var olsun
Denizlerin ötesinden ne kaldı beklediğin
Eğerçi köhne metaız revacımız yoktur
Elestü hitabın duyunca hemen
Endamına ram oldu gönül düştü belaya
Etmeyin gözlerinizden bizi mahrum ne olur
Ey her biri bir güfteye renk rayiha olmuş
Ey zülfüne dil bağladığım işveli canan
Gah mey aradım gah sevgili gah sanata hayran- nota yokGöğsünde dört mevsim kuşlar seslenir (Ayrılış)
Gönlüm düşüyor çırpınarak gizli kemende (SANDAL)
Gönül her gördüğün dildare birden müptelasın
Gözleri eladır yeşil arası
Gözyaşlarımı uğruna ta katre be katre
Güle sor bülbüle sor halimi hicranımı dinle
Günler nasıl olsa geçiyor fakat ermiyor geceler sona bir türlü
Hasret gibi sevdaya çiçekler de ezelden
Her dalgası bir başka denizdik otuzüç yıl
Her dilberi sevdik neme lazım demedik
Her güzel bir başka afet başka bir hicran bana
Hiç bitmeyecek yol mu ki ömrün a güneş
İltifat etmezse artık gam değil (BENLİĞİMİ SARDI)
İmanla bilip Rabbini keşfetti Cemali
Kendi hüsnün vechi dilberden hüveyda kıldı aşk- nota yokKimi santura dokunmuş kimi tanbur çalıyor
Laleler her yıl açar bak mest-i naz hep uykuda
Mahuru ayırsak güzelim bence miyana
Men şüdem bende-i Rumi-i hakikat gu
Ne olur sevgili mehtab bırakıp her sebebi
Nice bir eşk-i firakınla pür olsun gözümüz
Niye taktın boynuna inciler öyle (SABAH OLACAK)