İrfan Özbakır
428 eser
Bir mendil salla limanda anılar uçussun havada
Bir peri kızı gibi coşku sarar içimi
Bir rüya gecesinde tanışmıştık seninle
Bir sen kaldın içimde bir de o hatıralar
Bir seni gördü gözüm başkaları yalanmış
Bir şeyler var aramızda bakışların pek manidar
Bir ümit belki de gelirsin diye
Bir yalancı sevgi için yanma gönlüm için için
Bir yaz bile geçmeden sonbahara eriştik
Bir zamanlar ne mutluyduk biz seninle
Bırakıp giderken sordun mu bana
Boğazın hisarları sahile yükseliyor
Boşaltılan şişeler beni benden alıyor
Bu dünyaya yalnız geldin yine yalnız gideceksin
Bu gece gel de bize sevişelim gizlice
Bu nasıl hayat böyle
Bu yollar ırak yollar etrafı pıtrak yollar
Bu zulüm bu ızdırap seni sevdim diye mi
Bugün benim doğum günüm hem bayramım hem düğünüm
Bugün yirmiüç nisan Atamızdan armağan
Bütün bir ömür senin olsam bu aşkın bana yine yetmez
Bütün günah gözlerinde yoksa seni sever miydim
Buz dağları içinde koyar bazen kalbimi
Çalma sakın kapımı dönme günün birinde
Canım demiştim gönül vermiştim
Çekilir mi bu çile kalbe hicran dolunca
Çiçekli yollardan geçerek gel
Çileler doldurdum seni anarak
Çok sevmişti kalbim seni arıyor görmeyeli
Çözemedim bir türlü aşkımız bir bilmece
Dalda bahar neşesi var nazlı yarin müjdesi var
Daldı gönlüm hayaline efkarlıyım bugün yine
Dar geliyor şimdi bana bu koca dünya
Denizleri mavi boya birkaç ev çiz küçük koya- Dert bir değil bin oldu
Dert bir değil bin oldu
Dilerim ki bu sevgi bitmesin tükenmesin
Dolaşalım kıyıyı uzanalım Göksuya
Dön artık bana geç olmadan
Döner çarkıfelekler heba oldu dilekler
Dönme sakın hiç bana gönlüm kırıldı sana
Dönme sakın hiç bana gönlüm kırıldı sana
Dost bağında açan gülde
Dost diye çırpındım gelen olmadı
Dün akşam bu sahilde beraberdik sizinle
Dün gece bekledim gelmedin niye
Dün gece meyhanede ben yine seni andım
Dün gece yemin ettin hani sen gelecektin