Faruk Şahin
206 eser
Peşrev
Pir-i sevda böyle yazmış ta müebbet aşkımı
Ruhumda esen fırtınalardan haberin yok
Rüzgar eserken dal sallanırken (AMASYAM)
Rüzgarın önünde yapraklar gibi benide savurup durdunuz yıllar
Saçına güllerden taçlar ördüğüm
Saklama boşuna geçiyor zaman
Sana canım siper olsun a benim gül-dehenim
Şarkılar başlıyor yine Hüzzamla
Saz Semaisi
Saz Semaisi
Saz Semaisi
Saz Semaisi
Saz Semaisi
Sebebini sorma sana gelirken elimde güllerle her akşam üstü
Sen dağılan haleler ortasında bir damla
Sen de bir gün seveceksin yüreğinden yanarak
Sen gittin kalmadı gönlümde bahar
Sen yokken bu şehrin sokaklarında hüzünlü şarkılar söyler dururum
Senelerdir boş yere yolunu bekliyorum
Seni ansam da unutmam kırıp incittiğini
Seni kar kış tipi rüzgar üşütür
Seni seven şu kalbimi yakıp yıkıp gitme güzel
Seni sevmek bir ibadet güzelim ar edemem
Sensizliğim bak çığ gibi içimde
Sevda önce alev sonra kor olur
Sevdalar besledim gönülden sana
Sevdiğim bir gurur uğruna beni ansızın bırakıp gitme ne olur
Sevdiğimi sevgilisi terketmiş
Sevilen neşeli seven umutlu
Seviyorum sözünü nerede söylemeli
Seyre çıkmı nevnihal ağyar ile seyran eder
Şimdi bahar gönlümde çünkü o yar gönlümde
Şu yüreğim yanıyor için için yanıyor
Susuz kalmış çöl gibiyim
Terkedip gittiğin o günden beri
Tez gel desem arz ettiği amma ya da hay hay
Türkmen kızı bakraç takmış koluna
Tutuşan gönüllere ah eden bülbüllere
Ufkum açılır şimdi o hülya gibi tülden
Uludağdan gülen bahar
Umutsuz bekleyiş geç vakte kadar
Üşürsün penceren kapalı olsun
Uyu yavrum gözlerinde uyku var
Uzaktan severim sevdiğim seni
Üzgünlüğe bir gün bile yer verme gönülde
Vefasız sevgili sözüm yok sana ben kendi bahtıma ağlar gülerim
Ya ilahi gaflet ettim haksızım hak sendedir