Cinuçen Tanrıkorur
490 eser
Beni pek sevme diyorsun bu itabın yeri mi
Beni zalim çöle gönderdi
Benim bunda kararım yok
Besmeleyle çıktım yola selam verdim sağa sola
Bezm-i cemşidde devran ki kadehlerle döner
Bezm-i elemin devri bitüp aleme geldik
Bi-mekanım bu cihanda
Bihamdillah ki biz divaneyiz hem şanımız var
Bilmem amma bu gecem son gecedir
Bilmem ki sen gidince gelen karlı kış nedir
Bilmeyenler başımız göklere ermiş sanacak
Bilsen nelerden oldum
Bin derdi şerh edersin bir kez bakıp derinden
Bin yıldan uzun bir gecenin bestesidir bu
Bir an gelip de baktı mı manalı göz göze
Bir çiçektir ki solar mevsimi geçtikçe başın
Bir damla yaştan oldu bin damla yaşla doldu
Bir devlet için çerha temennadan usandık
Bir devridir gelip geçen ömrün ki neyleyim
Bir dilde ki menkul olur envar-ı Muhammed
Bir ehl-i dilim kubbe-i minada gözüm yok
Bir eski şarap lezzeti buldum dudağında
Bir garip aşıkım Hakdır her dem lisanım peşrevi
Bir garip kul düştü yola
Bir gizli gurur duymanı umdum gülüverdin
Bir gönül yangınının yaktığı pinhan ateşi
Bir gün şifa verirsin bin yıl yürek yakarsın
Bir günüm asude geçmez ah ü efgan etmeden
Bir hıyabandır ki hasret kuy-i canandan geçer
Bir kamet-i Rast dilberin ahengine meftun
Bir kuş tanıyordum ki baharda
Bir lale yüzün mihneti kalmış eserimde
Bir perde çekilmiş gibi maziyle aramızda
Bir peri kıldı yine aşık ü divane beni
Bir peri masalı kulaklarına bir bahar rüzgarı yanaklarına
Bir peridir çehre mavi gözler..
Bir rüyaydı geldi geçti mutluluk dedikleri o zalim
Bir şafak vakti ordular coşarak çıktılar Orta Asyada sefere
Bir şahaser bırakmış ölürken cihanda Cem
Bir ses ki terennüm gibi her lafzı bir ahenk
Bir ümit meltemi dağıtır tasa
Bir ürperiş aheste sararken tenini
Bir yıl daha can verdi zamanın kucağında
Birden bugün hayaline yaklaştı gözlerim
Biz kenardan bakarak fark ederiz ta derini
Biz şevkine hayran oluruz fasl-ı baharın
Bizdik o hücumun bütün aşkıyle kanatlı
Bizi insan eden sensin