Cinuçen Tanrıkorur
490 eser
Gönül yıkma gönül yap insana dön yüzünü
Gönülde gerçeğe benzer ne varsa hepsi yalan
Gönülden sevmeyi bilemedikçe güzeli çirkini farkedemezsin
Gönülle körkütük olmuş içer içer gideriz
Görmemiş çeşm-i felek hiç biz ne demler görmüşüz
Görünen her şeyi tevhide işaret bilirim
Görürüm şafakta sular dupduru
Gözle olmaz özle gel bak suret-i makusuma
Gözler mi görür kalp mi duyar üfleniyor sur
Gözlerim gaflete düşmüş sana bakmışsa yine
Gözlerin bir mavi derya darda kalmış gönlüme
Gözlerini kaldır göğe incecikten rahmet yağar
Gül yaprağının üstüne düşmüş bir gözyaşıdır sanki bu şebnem
Güllerin karşımda her an solmadan durmaktadır
Gülzar-ı dilde gonce-i aşk an-be-an açar
Gün çıktı bulutlar yarılıp akşama doğru
Gün olur devr-i saltanat da biter
GÜNAYDINIM (Şavkıması sana doğru..)
Gündüzleri aldım yıkadım
Güneş batınca bu kuşlar uçup gider gamla
Güneş gerdanlık boynunda güneş burcundan al geçer
Günler ne çabuk geçip giderdi hep neşe ve sürur içinde
Güzelsin bi-bedelsin
Hak nuru gönlü Hakkı temennaya döndürür
Hak tanınsın kimse gaddar kimse mağdur olmasın(Ya ilahi..)
Hak Teala hoş yaratmış beş yemiş
Hak zikrinin ilhamı keremler nerede
Hala duyulur surda gaza velvelesi
Halimiz devran elinden oldu ser-ta-ser harab
Hangi sözlerle ninem gönlünü açmışsa bana
Harfin ne hükmüdür heceden el çek
Hasılım yok ser-i kuyunde beladan gayrı
Hasretin bağrımı kan etse de bir an kanamam
Hasretin gönlümde artık bir ateşten perdedir
Hayatta en değerli hazinemiz sağlıktır
Hayatta yalnız serabı var sana olan sevgimin
Her derdi yanan kalbime sen koydun elinle
Her lokmasında gizlidir esrarı nimetin
Hicran eriştiğinde saba ruzigarına
Hicran ile yanar geceler rişte-i canım
Hilkat lisan-ı hal ile her bar söylenür
Hislerle murassa ve hayallerle müzeyyen
Horon
Hüdamızdan hidayettir sabahlar
Hudaya cümle alem sana aşık seni özler Resulullah
Hülyalı gözlerinde garip gölgeler nedir
Hüsn aleminde yokmuş ezelden hicabımız
İçlenme geçer zannederek gitgide sevgim