Avni Anıl
158 eser
Ağla çeşmim eski lezzet kalmamış peymanede
AĞLA GİTAR ÇAL GİTAR (İçimde nice uzun yılların)
Ağlaya ağlaya giderim diyor (GELİN ALAYI)
Akşamın olduğu yerde bekle diyorsun gelmiyorsun
Alem bahanedir varlığın için (BAHANE BAHANE)
Aşk bu değil yapma güzel
Aşk nedir nasıldır bilen var mı
Ayrılık ümitlerin ötesinde bir şehir
Baharla hazan birleşemez ortada yaz var
Bahçemde güller soldu mevsim hazana döndü
Bak kalbime sevgin acı bir iz gibi kaldı
Bak yine yağmur var bak yine gece
Ben minicik bir fidanım
Ben yağmur ben güneş ben sevgi seli sağnak sağnak
Benim yarim bezden kilim dokur
Bilsem ki kalbinde hala yerim var
Bin yıl sürecek bir bahar gibi geldin
Bir acem bahçesi bir seccade
Bir alev bir ışık senin bakışın
Bir ateşim yanarım külüm yok dumanım yok
Bir bakıp gözlerime her şeyi anlarsın ya (*)
Bir başka eda başka bir arzu ile geldin
Bir çağrına bin can ile gelirim
Bir eylül getirdi sevgini bana
Bir geceye bir ömür verilir Kanlıcada
Bir göz aşinalığı var aramızda
Bir kerre bakanlar unutur derdi günahı
Bir peri masalı kulaklarına
Bir ruh aleminde perişan oldum
Bir yar sevdim etekleri yeldirme
Biraz kül biraz duman o benim işte
Birdenbire bir aşk bu sırasız zamansız
Biz bu sahillere nice sevda denizinden geldik
Bu akşam bütün meyhanelerini dolaştım İstanbulun
Bu kadın herkesi mecnun edecek
Bu nasıl sevgi böyle bu nasıl tutku
Bu ömürden bu tükenmez çileden ağaran saç dökülen yaş kalacak
Burada mevsimler gün batımında
Canan okuyor aşkın ilahi sesidir bu (*)
Ceylan gözler umutların pınarı
Dalıp hatıralara unutma ara beni
Darılıp kaçma benim kalbimi hiç dinlemeden
Dil-şad olacak diye kaç yıl avuttu felek
Diz çöksem önünde ah niyaz etsem
Dolaşır dururum boş yere neden
Dönmem kucağına aşkın daha dün geldim
Düşündükçe maziyi bir rüya gibi zaman
Düşüverdim Mecnun gibi dillere