Alaeddin Yavaşça
624 eser
Bakma bakma dayanılmaz gözlerinde öyle bir naz
Bakmadın hiç kalbimin feryadına
Baktıkca gölgeme yadigar diye
Baktım o güzel gözlerine kandım o şirin sözlerine
Bal arısı gibiyim her çiçekten alırım
Bal damlası gül damlası nur damlası kızların hası
Bana nasıl vazgeç dersin gönül senden vazgeçer mi
Başımda kavak yeli esiyor hayır mı ki
Başka söz söylemem aşktan yana ben
Bekledim hep bekledim sen gelmedin
Belki gelirsin diye günlerdir bekliyorum
Ben de tattım aşk denilen şarabı (AŞK ŞARABI)
Ben öyle çilgınım ben öyle deli
Beni candan usandırdı cefadan yar usanmaz mı
Beni kahreder bu kaçışların
Beni sevdiğini söyle sarıl okşa biraz böyle
Benim hicran ile ömrüm serapa derbeder oldu
Benim yarim öylesine güzel ki
Bilmem bana baktıkça neden hep gülüyorsun
Bilmem nasıl anlatsam içimdeki yangını
Bin güzelden seni beğendim seçtim
Binbir geceden kalmış o körfezde duran su
Binelim sevgi atına çıkalım Tanrı katına
Bir akşam ufuklarda silinirken yolcular
Bir an bile istemem cihanı
Bir aşk meleği görmeğe hasret ki bu gözler
Bir bahar akşamına sakladım ben aşkımı
Bir boynu bükük gül koparılmışdı dalından
Bir denizin mavisi bir baharın yeşili (*)
BİR GARİP AŞIĞIM BEN (Güneşin kavurduğu..)
Bir gariplik çöker ki vakit akşam olunca
Bir gizli günah işleterek kor gibi yaktın
Bir göz süzerek raks ile nazlar veriyor
Bir gözün bir göze faydası yoktur
Bir gün sır olan her şeyi bilmek çok güç
Bir gündü gönlümle başbaşa kaldım
Bir güneşe bir sana baktım gözüm karardı
Bir güzel gözlüye meyl etti gönül
Bir hal oldu gönlüme sevda çekmek istiyor
Bir hasta güvercin gibi sessiz
Bir hatıra kalsın diye ey sevgili yazdan
Bir hazin manzara var gurbet ellerde
Bir ilahi emir almış gibi sevdim seni ben
Bir mutlu günün hatırası var
Bir Nihavend şarkı yapdım aşkı anlatsın diye
Bir nur-i mücessem gibi indin yücelerden
Bir peri-simayı gördüm dün gece meyhanede
Bir sencileyin ruhları gül yar ele girmez