Abidin Gerçeker
388 eser
Sofi mezhebimi neden sorarsın
Şol benim Şeyhimi görmeye kim gelir
Şol Cennetin Irmakları akar Allah deyu deyu
Sonbaharın hüznünde ne bir gün ne gece var
Söyle bana sana rüyalarımda mı kanayım
Şu kopan fırtına Türk Ordusudur Ya Rabbi
Şu MODAnın rüzgarı gençlik ve hülya dolu
Şuh yakıcı ve kıvrak (TELEFONDAKİ SES)
Sümme Vechullaha aşık olanlar
Susamış toprağın ey dost yoğu sensin varı sensin
Süzülen gözyaşlarım kalbimin feryadıdır
Tan mıdır etse gönül nale -vü efgan bu gece
Tanburda nale dilde azap gözde şulesin
Tanımam kendimi geçtikçe zaman (MÜNECCİM)
Taştın yine deli gönül sular gibi çağlar mısın- nota yokTürkü ölümden Odur kurtaran
Türkün kahramanısın (ATATÜRK MARŞI)- nota yokTürkün kahramanısın (ATATÜRK-ULUSUMUZA-)
Unutamam hiçbir an o acıyı o günü (BABAMA)
Uslandı mı bak divane gönül
Uzanıp yatıvermiş sereserpe
Uzanır toprağa yorgunluğumuz (NEDEN SONRA)
Üzüntülerle yaşadı acılar içinde öldü DEMİRASLAN
Ya Rab nicola halim kabre vardığım gece
Yalnız onu sevdim o hayalimdeki kuştu
Yalnızlığımda boğulan bir ıslıktın
Yaprak dökülür hüzün dökülmez (KARANLIK ÇAĞ)
Yaralı bir kuş misali
Yarin dudağından getirilmiş bir katre alevdir KARANFİL
Yaş otuzbeş yolun yarısı eder
Yaylaya giden kızlar küçük çapkın yıldızlar
Yelken aç gemici durma yelken aç (O ŞEHİR)
Yeryüzünde yalnız benim SERSERİ
Yeşil pencerenden bir gül at bana
Yeşillendi çemenler hep yanar gönül nedir sebep
Yetişir çizdiğimiz ey seneler resmimizi
Yine bahar oldu açıldı güller
Yine bir an hatırladım sahildeki o yeri
Yine bir bayram daha senden uzakta
Yine getirdiğim yeşil bir sis (YEŞİL BAHAR)
Yine güller açılıyor gidelim gel gezmeğe
Yine rüya gibi geçmekte bu yaz
Yıllar çok çabuk geçti ömrümün baharından
Yoktur benim kil-ü kalim
Yolu sapma ize gel (İnce Yol)
Yüce Sultanım derde dermanım
Zaman dursun öyle kal
Zamanda bir an dudaklara konan öpücük (BİR AN)