Abidin Gerçeker
388 eser
Bin yıldan uzun bir gecenin bestesidir bu ( KAR MUSIKİLERİ)
Bir acem bahçesi bir seccade (TAHATTÜR)
Bir ağustos gecesi geçiyorken Boğazın üstünden
Bir akşam mehtabı getiren bana (BEYAZ GECE)
Bir bahar gibisin sen
Bir Bayram daha geldi geçiyor (BODRUM VE SEN)
Bir emelin peşinde boşa geçen yıllarım
Bir esmer gülsün
Bir görüşte vurulduk birbirimize
Bir gün bu ömür son yaşa davet edilir
Bir gündü Melikemle o tenha korularda (PINARDA)
Bir güneş olup doğsan geceme (NE KAYBEDERSİN)
Bir güzele bir güzele kapıldım aman
Bir handenizin zevkini vuslat gibi tattım (BESTEME)
Bir hazan akşamı indimdi yeşil sahile ben
Bir kor gibi düşsün dilerim bestem elinden- Bir merhamettir yanan daracık odaların (OTEL ODALARI)
Bir nazlı tebessümle açıl gül gibi şen gel
Bir nigaha kul olup ta dertli gönül yanıyor
Bir safa bahşedelim gel şu dil-i naşade
Bir tatlı yaratıktır benim delişmen kızım
Bir ucunda Kavaklar bir ucunde Marmara (İstanbul Boğazı)
Bir yare açtı sineme kim yare açtı söylerim
Bitmeden oynadığın ilk perde (SON PERDE)
Bitmez bu karanlık yokuşun ardı inişle
Biz senin şarkıların arılarız (TANRIMIZA)
Bizdik o hücumun bütün aşkıyla kanatlı
Bize didar gerek dünya gerekmez
Bizi bir yol mu uzak dağların ardında anar
Bizim için battı güneş bu akşam
Bu akşam içinden üzgün gibisin
Bu sevginin zevkidir ki hayat kanmaz
Bu yağmur bu yağmur kıldan ince
Buğular içinde kaldı yüzümüz aynalarda geze geze bu gece
Bugün bir yemyeşil bir vadi
Bugün yarin harekatı bir acayip bir acayip
Bulamam sende gibi güzel yar
Bülbülden gül istedim bana dikeni verdi (ÇİÇEKLER)
Bülbüller öten kırlar şu esen meltemle pek hoş
Buram buram sevgi kokan (ANNE)
Bursada bir eski cami avlusu mermer şadırvanda
Bütün acılarım gelip geçici (SENDEN BANA)
Büyük kudretine pek çok inandım (MUCİZE)
Çal kemancı gönlün ne isterse
Çalabım bir şar yaratmış iki cihan aresinde
Çamlarda dolaşsak yine hülyalara dalsak
Canan gide rindan dağıla mey ola rizan
Cananın ateşi sardı gönüle