Türkü
678 eser
Heyemola hesa Modanın koyu köşkümdür sandalcıyım ben
Hoş bilezik hoş bilezik
Hoy kemençe kemençe zerdali dalı mısın
Hozurdayor aşağı mart arısı
Hürünü de yavrum hürünü
Hürünü de yavrum hürünü
Hüzün dolu gurbet akşamlarında
İbrişim örmüyorlar
İçinden tanırım ben o elleri
IĞDIRIN AL ALMASI (Deryada deryalıklar)
İki bülbül bir dale konmuş ötüşür
İki karpuz bir koltuğa sığar mı
İki keklik bir kayada ötüyor
İkimiz de bir ende de bir boyda
İmana geldi yar bana el etti
İncecik belli bir yare bend oldum
İndim havuz başına bir kız çıktı karşıma
İndim yarin bahçesine gül dibinde gül-i ter
İskender boğazı dardır geçilmez- nota yokİstanbuldan ayva gelir nar gelir
İstanbuldan Üsküdara yol gider
İstediğin gönlümse sevgilim sen üzülme
İzmirin kavakları dökülür yaprakları
Kadifeden kesesi kahveden gelir sesi
Kafir olsa dine döner gelir çağrıma
Kahbe felek kinin mi var alacak
KAHVE OLSAM DOLAPLARDA (Alıverin bağlamamı...)
Kahve Yemenden gelir bülbül çemenden gelir
Kalamışa doldu güzeller aman
Kaleden indim düze (Memo Naziresi)
Kaleden indirdiler kır ata bindirdiler (Haydindi Bursalı)
Kaleden iniş molur
Kaleden kaleye bir taş olaydım (*)
Kaleden kaleye şahin uçurdum (Kalenin burcuna taş ben..)
Kaleden top atarlar
Kalenin Ardı Bostan
Kalenin ardındayım
Kalenin burcumuyam (VAY SÜRMELİ SÜRMELİ)
Kapıyı araladım bahtımı karaladım- nota yokKar içinde bir gül gördüm
Kar mı yağmış kasabanın dağına
Kar mı yağmış Kütahyanın dağına
Kara carlı kara carlı aman ey serv-i hıraman
KARA DUMAN
Kara gözlü şirin yar sana bir çift sözüm var
Kara gözlüm efkarlanma gül gayrı
Kara gözlüm ne gezersin burada
Kara kazan koldadır yarim uzak yoldadır