Rumeli Türküsü
77 eser
Açtım aşıklar defterin söylesem yare dertlerim
Alişimin kaşları kare
Atladım bahçene girdim gülleri fincan gibi
Atma kirpiğin okunu yere düşer zayolur
Avlu deliğinden boyun gösterir
Ayağına giymiş sedef nalini- Bak şu feleğin işine
Bak şu Hakkın hikmetine ne güzeller yaratmış (Eski yazı)
Beyler bahçesinde vurdular beni
Bir alçacık güğem dalı
Bir mahzunluk düştü benim serime
Bir mahzunluk düştü benim serime
Bu dağın mazıları çift gezer kuzuları
Bugün benim efkarım var
Bülbülüm altın kafeste öter aheste aheste
Burma da burma duman tüter (Havada turnam sesi..)
Çaybaşının incisi saatimin zinciri
Çayır uzun biçilmez
Çek efendim hançerini ko işlesin yareler (*)
Ceviz idim ayırdılar dalımdan cahil idim ayrıdılar yarimden
Çıkayım gideyim bir uçtan uca (İhtiyatlar silah...)
Çıkayım gideyim Urumeline (*)
Çıktım ferman yazdırmağa (Cenan katip)
Çok ezelden yazılmıştır alnıma kara
Coşkun sular coşup gider engine
Çün ezelden yazılmış alnıma kare
Dağlar dağlar viran dağlar
Davullarım çalınır çaydan aşaya
Dolama dolamayı getirin bağlamayı
Drama köprüsü bre Hasan dardır daracık
Düğünde toplandılar meşvereti kurdular (Eski yazı)
Edirnenin ardı da beyler
Elveda dost deli gönül elveda
Estergon Kalası bre dilber aman
Evlerim evlerim ormana bakar
Evlerimin önü düz değil yokuş
Gilan şehri sen dahi viran kalasın
Gül ağacı gül ağacı gönlüm dolu binbir acı (*)
Havada turnam sesi gelir kanadı burma (Burma da burma duman..)
Hey bu dağın öte yanı Budadır
İhtiyatlar silah çatmış düz yolun üstüne
İki dilber söyleşirler gel gidelim daylere
İşte ben gidiyorum haberin olsun
Kakülleri lüle lüle gel karşıma güle güle
Kalk gidelim yar senin ile Nemseye
Kavakta turna sesi var canım
Kim görmüştür güzellerin vefasın
Kırmızı gülün alı var