Suat Yıldırım
42 eser
Akdeniz kumsalına uzanmış
Alemi sen kendinin kölesi kulu sanma
Aşkın beni yıllarca helak etti efendim
Atlarım dağlardan yokuşlar bitmez
Ben giderim ıstırabın üstüne
Bilmeden ateşini kalbime yaktın da gittin
Bir bakarsın gelirim ben pencerene bir kuş gibi
Bir gonca çiçeğimsin aşk açan sevgi açan
Bir güzeli görüp te aşık olursan
Bir tomurcuk gülsün gönül bahçemde
Bu cihanın ve bu aşkın sonu var
Deniz alır yıldızları koynuna
Dillerde söylenir şarkımız bizim
Diyemem senden uzaklarda neler çektiğimi
Dün tüm yıldızlar indiler seni anlattılar yine
Ellerinde mor çiçekler ellerin sevda kokuyor
Elveda ey İstanbul sana bir çift sözüm var
Gel garip gönlüm benim gel öyle feryad etme sen
Gel güzelim bir gece bak gam dokuyan gönlümü gör
Gönlümün bahçesinde ne gül koydun ne lale
Gönlümüzün baharı solmadan gel sevgilim
Gözlerim onu arar dudağım onu sorar
Gözümde kimseler yok bir sen varsın bir de ben
Hasret kaldım ben maviye avutmuyor denizler
İsterdim misafir ol içimdeki can gibi- nota yokKar içinde bir gül gördüm
Karardı şimdi alem güneş battı Ziya yok
Kaybetmişim seni ben kalbin ellerin olmuş
Kibir tuzağını şefkatle çözmedinse
Küçük sazım küçük sazım gelip hemen ses ol bana
Mehtaplı bir gecede çalıp gittin kalbimi
Mürşidi benim sancıların gam beni izler
Ne güneş ne ateş yakan sensin vefasız
O kadar güzeldin ki bakmadan geçemezdim
Ölürsem unutursun sevgimi derdin hani
Önce kıvılcımdım parladım bitti
Sarı gülün dikenleri hep kalbimi kanatıyor
Seni bir gün göremezsem ararım
Senin hükmün geçer yalnız benim gönlümde sultanım
Sevgi çiçekleri her zaman açmaz
Solsa da ermez zevale gönlümde açan laleler
Yaslı yürek sızlanıyor derdi nedir bilmiyorum