Levent Çelik
38 eser
"Ey kıble-i ikbâl-i cihan hâk-i deret"
Ağla Ey Dîde Heman Gayrı Ne Kârın Vardır
Arazbâr Bûselik Peşrev
Aşk ile iki cihanda şâh olan gelsün berû
Bilmem bu dil-i rüsvâ dîvâne midir bilmem
Biz ümmet-i Muhammed'e merhamet kıl yâ Rabbenâ
Bu gönlümüz yâreli, Yâr elinden yâreli
Cânan bağının güllerine bülbül olaydım
Cânâne candan aşık ol
Çün doğup tutdu cihan yüzünü hüsnün güneşi
Dâim dilinde olsun
Değme benim yâreme, Yâre urma yâreme
Derviş gel nûr-ı aşka yan
Ey nâme yürü var gül-i gülzârıma söyle
Ey nihâl-i işve bir nevres -fidânımsın benim
Felek sürdü devrânımı demimi
Furkandan aldım hoş haber
Gel gir gönül seyrânın eyle
Ger günâhım kûh-i kaf olsa ne gam yâ Celîl
Gözlerimin nûru gönlüm sürûru
Gözü dünyâ mı görür âşık-ı dîdâr olanın
Gül yüzlü güzel bülbül-i cânım sana kurbân / Çok eyledi efgan
İftirâkınla efendim bende tâkat kalmadı
İnler eski bir şarkı elindeki sazından
Kânun-ı kadîmdir ezel ezelden
Kesretle Gelir Sâime Rahmet Ramazan'da
Nây-ı dil esrârını kûh-sâre söyler söylese
Ne için etmedesin tâ-be-seher ah gönül
Ne kadar cevr ü cefâ eylesen ey nûr-i basar
Nim nigâhın diberâ vîrâne kıldı gönlümü
Ömrünce hep okudun na'tını Peygamberin (Kani Hoca'ya Hasret)
Sanma açıp yâremi şerh idecek yâre yok
Sensin habîb-i kibriyâ, Nenni Muhammed'im nenni
Tedbîrini terk eyle takdîr Hüdâ'nındır
Yâr elinden gelen sabâ eyle kelâmı kelâmı
Yardan kabil mi dûr etmek dil-i dîvâneyi
Yemenimde hâre var
Yeter ey bî-vefâ terk-i celâl et