Faruk Şahin
217 eser
Ah yüreğimin ağrısı ah başımın belası şubat ayazım
Akşam yine sensiz dolaşıp kahrediyorken
Akşamın kucağında son renkler erir gibi
Akşamın renginde dağlar morardı
Akşamın son rengi vurmadan suya ne olur ansızın çıkıp da gelsen
Albümde kalan resmine her gün bakıp yanıyorum
Allara bürünüp çıkma yollara gün utanır senin güzelliğinden
Anlat hele derdin nedir aşık mı nesin sen
Apansız bir felaketten karanlık bastı son demde
Aramızda bitmeyecek bir sevgi var biliyorum
Aşk bağında seni seçtim eş diye
Aşk için sevda için binbir yemin ederek
Aşkın beni yanık yanık gezdirdi
Aşkın o güzel sihrini tatsam dudağından
Aşkınla yanan kalbimi sahralara attın
Aşkınla yanan kalbimi sahralara attın
Aşkınla yanan kalbimi sahralara attın
Aslımı neslimi tarihlere sor cihana ün salmış yüce Türküm ben
Bahar senden almış bütün rengini
Bahar yağmuruyum süzüp geçtiler
Baharımdır gelir gitmez hayalin
Baharlar geçip de gelmeden yaza
Bak işte akşam oldu inlesin kaval yine
Baktım yine fecrinde güneş dinleniyor
Belki seni getirir bana dalgalar diye
Ben bu şehre sevdalıyım
Ben sevda dokuyorum yıllardır usanmadan
Ben vefasız birinin hasretini çekerim
Bende gamdan giryeden mada maharet görmedim
Beni de al ne olur gözlerinin içine
Benim derdim nedir dağlar ne bilsin
Bihamdillah ki bi-nam ü nişanuz adımuz yokdur
Bilinsin hal-i sevdadan durup ah ettiğim her gün
Bilir saki benim derdim nedendir
Bir çoban yaslanmış pınar dibinde
Bir emsalsiz eş gibi
Bir Gün Şu Elleri Seyran Ederken
Bir ışık çağlayan ikinci güneşimiz Atatürkün evrende yankılanan sesiyiz
Bir kahkahanın aksini duydum ki atılmış
Bir semavi aşka benzer canda canan nalesi
Bir ses duyulur her gece nabzımda benim
Bir sıcak bakışla bir göz süzüşle bir anda tutuşur sevda ateşi
Bir taze gönül nağmesi coşmuş gibi bu sazdan
Bir yağmur türküsü düşmez dilinden (ÜSKÜDAR)
Bir yaz gecesinden süzülüp geldi o saki
Bir yüce dağ düşün işte öylesin
Bizler bu vatan uğruna canlar veriyorken
Boşluğa bulut buluta yağmur yağmura toprak ne güzel uymuş